| türkce testler 1 |
|
|
|
| Yazar Administrator | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Salı, 04 Mart 2008 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
TÜRKÇE
1. I. Konuklar birdenbire
gelince elim ayağım dolaştı.
II. Ani bir kararla istifa etmesine
şaşırmıştık.
III. Onu ansızın
karşımda görünce ne yapacağımı bilemedim.
IV. Sorularımı hemencecik
yanıtlamasına hayret etmiştim.
Bu cümlelerin hangilerinden altı çizili sözler anlamca birbirine en yakındır?
A)I. ve II. B)I. ve III. C)II.
Ve III.
D)II. ve IV. E)III. ve IV.
2. “Sözüm ona, bu olaydan haberi yokmuş.”
Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden
hangisinde vardır?
A) Ne
olurdu sanki, benimle gelsen?
B) Sözüm
ona değil, o hiç alınmasın.
C) Bilmiyor
göründüğüne bakma, numara yapıyor.
D) Güya
ondan borç almışım da geri vermemişim.
E) Sanki
bu ondan daha mı güzel.
3. I. Geçmişi hatırlamayanların yazgılarında geçmişi yeniden
yaşamak vardır.
II. Geçmişte
yapılan hatalar fazla önemsenmemelidir.
III.
Yaşadıklarından ders almayı bilmeyenler, hatalarını yinelerler.
IV. Yanlış
yapmamak, bir şey yapmamak demektir.
Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca
birbirine en yakındır?
A) I. ve II. B)I. ve III. C)I.
ve IV.
D) II. ve III. E)II. ve IV.
4. I. Bir insanın karakterini anlamak istiyorsanız, okuduğu
ya da gördüğü şeylere dikkat edin.
II. İnsanın,
kimliğini bulmasındaki yardımcılardan biri de sanat eserleridir.
III. Güler yüzlü
insan, mutlaka sanatla haşır neşir olmuş demektir.
IV. İnsanın
okumadaki seçiciliği veya espri anlayışı onun kişiliğini yansıtır.
Yukarıdaki
numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine yakındır?
A)I. ve II. B)I. ve III. C)I.
ve IV.
D)II. ve III. E)III. ve IV.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem “olasılık” hem de
“isteğe bağlılık” anlamı vardır?
A) Ne kadar ısrar etse de ona söylemem.
B) Anlattıklarınızı ona söyleyemem.
C) Duyduğum her şeyi size söylemeyebilirim.
D) Belki her şeyi bana söyleyememiştir.
E) Bana güvenme, bunları ona söyleyemeyebilirim.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “şikayet, yakınma” söz
konusudur?
A) Ne elbise istiyorum ne de gömlek.
B) Ne sen ne de ben bu konuya karışmayalım.
C) Ne beni ne de annesini dinliyor.
D) Ne içkiyle ne sigarayla başım hoş değil.
E) Ne sen ne o, ikiniz de suçlusunuz.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde söz konusu olan işin en
az iki kez yapılmış olduğu kesindir?
A) Yine
“İşim çoktu, o nedenle gelemedim” mi diyeceksin?
B) Kendisiyle az sonra yine görüşeceğim.
C) O konu bu toplantıda da gündeme gelecek.
D) Bugünkü konuşman daha etkileyiciydi.
E) Son şiirlerinde ölçü ve uyak yok.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “beğenme,takdir etme” söz
konusudur?
A) Öğrenci dediğin çalışkan olur.
B) Arkadaş dediğin böyle olur.
C) Yönetici dediğin çalışkan olur.
D) Sanatçı dediğin yetenekli olur.
E) Tatil dediğin dinlendirici olur.
9. Nurullah Ataç’ın yazılarında, bir düşünce başka bir
düşünceyi açar. Bu başka düşünce yeni bir düşünceyi getirir. Bir meselenin,
aynı yazıda, birbirine zıt bütün unsurları toplanır. Ama hiçbir şey ispat
edilemez, hiçbir hüküm verilemez. Çünkü yeni eleştirmen, yeni sanatçı, aklını
işletmeyi bilmeyen değil, ne kadar işlerse işlesin, …
Bu parça,
düşüncenin akışına uygun olarak aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanır?
A) Yargılarının doğruluğundan kuşku
duyulmayan insandır.
B) Duygularını
gözardı etmeyen kişidir.
C) Aklının
yetersizliğini kabul etmiş adamdır.
D) Yargılarında
genellemeden kaçınan eleştirmendir.
E) Kafasını
kullanmayı bilen insandır.
10. Bu yapıtımda toplumsal birimlerin çeşitli alanlarındaki
birikimlerimi, kolay okunabilir ve anlaşılabilir bir üslupla kaleme aldım. Dünyayı
toz pembe gözlükler ardından seyretmiyorum.Ama yine de yüreğim umut dolu… Bir
şeyler hızla kirlenirken bir şeyler hâlâ tertemiz.
Düşüncesini
bu sözlerle dile getiren biri için aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
A) Bilginin
paylaşılması gerektiğine inanın
B) Geleceğe
umutla bakan bir insandır
C) Gerçekçi
bir yazardır
D) Yanlış
anlaşılmak kaygısı güder
E) Açık
ve akıcı bir anlatıma sahiptir
11)Yazınımızın en usta kalemi kim, diye sorsalardı hiç
düşünmeden Gorcia Marquez derdim. Nesire verdiği bir tat, bir büyü var ki kimse
ona ulaşamıyor. Tılsımlı bir yazar Marquez. Bir gün-gayet iyi anımsıyorum-bana
şöyle demişti: “Kızgınım; çünkü o gün Milano’da hava çok sıcaktı.” diye
yazıyorum;fakat kağıdımın üzerinde sıcak
hissedilmiyor, kağıdım sıcak değil. Ne oluyor bana, neden anlatamıyorum o
sıcağı.
Bu parçada sözü
edilen kişinin kızgın almasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir
an için, yeteneksiz bir sanatçı olduğunu düşünmesi
B) Duyarak
yazmadığını, yazdıklarının inandırıcı olmadığını fark etmesi.
C) Hissettiklerini
tam olarak dile dökme konusunda yeteneksiz olduğunu sezmesi
D) Yazılarında
ayrıntılara çokça yer verdiğini anlaması
E) Yazdıklarının
niteliksiz olduğunu sezmesi
12) Bırakalım romanlarını, her biri bir roman boyutuna yakın
öyküleri, kuruluşları, yapıları, şiirli ve yoğun etki güçleriyle birer ustalık
örneğidir. Nerde, neyi, ne kadar söyleyeceğini bilmesi, bunu yazdığı her satıra
sindirmesi, titiz çalışması, onu Türk edebiyatında başköşeye oturtmuştur.
Bu parçada
sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A) Eserlerinin
teknik yönden kusursuz olduğuna
B) Türk
edebiyatının önemli isimlerinden biri olduğuna
C) Nitelikli
ve kalıcı şiirler ürettiğine
D) Farklı
türlerden eserler verdiğine
E) Özgün
bir üsluba sahip olduğuna
13) “….Onları atınız, insan da kalmaz. Hatıralar zihnimizden
geçtikleri, bizden birer parça oldukları, bir daha yaşanmayacak olan duyguları
taşıdıkları için, değerde ölçüsüzdürler. Hatıralar, zaman içinde uzaklaşarak
koyulaşan sislere büründükçe güzelleşirler.”
Bu parçanın
başına getirilebilecek en uygun cümle, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hatıralarımızda
hem üzüntüler hem sevinçler saklıdır.
B) Hatıralar,
yaşantımızı süsler, zenginleştirir.
C) Yaşlıları
ayakta tutan güç hatıralarıdır.
D) Hatıralar,
sadece insanlara özgüdür.
E) Hatıralar
insan hayatının dokusu, insan hayatının kendisidir.
14) Toplumun meseleleri ile ilgilenmeyen edebiyat, bence
eksik, gedik sayılır. Bugün Batı’da yazar, çerçevesinde aynı zamanda en ileri
bir düşünür olarak kabul edilir. Elini eteğini toplumdan çekip fildişi kulesinde
kozasını ören sanatçı tipi, komşu kızı için sararıp solan platonik âşık tipi
kadar modası geçmiş bir yaratıktır.
Bu parçada
anlatılanları özetleyen yargı aşağıdakilerin hangisindedir?
A) Sanatçının,
bireysel konuları işlemesi onun gelişmemişliğini gösterir.
B) Edebiyat
da, sanatçı da toplumsallıktan ayrı düşmemelidir.
C) Edebiyatımızın
gelişebilmesi için Batılılaşma çabalarını hızlandırmalıyız.
D) İyi
bir yazar, her şeyden önce bir bilge olmalıdır.
E) Türk
sanatçısı her zaman Batı sanatçısını örnek almalıdır.
15) Türk edebiyatı, yüzyıllar boyu kaynaklarını salt
duygulanımlarda aradı durdu. Duygulanmanın bir edebiyatın doğması için tek
başına yeterli olduğu sanıldı. Sanatçılar düşünce edinmekten, düşünce
taşımaktan çekindiler. Böylece ne kalıcı, ne de etkileyici bir edebiyat
konabildi ortaya.
Bu parçada
vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerin hangisidir?
A) Sanat
yapıtları, duyguların anlatımına elverişli bir araç değildir.
B) Çağdaş
düşünmeyen bir sanatçı, nitelikli yapıtlar veremez.
C) Düşünceden
yoksun, sadece duygulara dayanan sanat yapıtı uzun ömürlü olamaz.
D) Özgür
düşünce ortamının olmaması, Türk edebiyatının gelişimini kösteklemiştir.
E) Etkileyici
ve kalıcı bir yapıtta duygulara yer yoktur.
16) Abdülhak Hamit, kendinden önceki Tanzimatçıların
getirdiği görüşleri çok daha ileriye götürür. Doğanın güzellikleri karşısında
hayranlık duyar. İnsan iradesini ön plana alır. Divan şiirinin son
kalıntılarını yıkar. Tanzimat şiirlerinde yeni bir hava yaratır. Ölüm, aşk,
vatan, millet doğa konularını kâh epik kâh lirik bir dille işleyen bir şairdir.
Ancak bu yoğun duyguları dile dökerken dil kurallarını zevksizliğe düşecek
kadar zorlar.
Aşağıdakilerin
hangisi, bu parçada tanıtılan sanatçının özelliklerinden değildir?
A) Dile
yeni kurallar getirerek dili geliştirmesi
B) Şiirlerinde çok değişik temalar işlemesi
C) Divan
şiirinin son izlerini silmesi
D) Tanzimat
şiirine bir renk katması
E) Anlatımında
kimi zaman pürüzler görülmesi
17) Bir şiir, diyelim beş on mısra, şöyle sözcükler ya da
sözler olsun içinde: “ Kırık, sönerken,ağır, kan ter içinde, siyah, dar,
uzakta, halsiz…” Bunların arasında, anlayamadığımız, anlamlarını birden
anlayamadığımız imajlar da bulunsun. Biz bu körkayaların, altta koca bir karaya
bağlı olduğunu, yani bu şiirin bir yaşama bezginliği şiiri olduğunu kolaylıkla
kestirebiliriz.
Bu parçadan
aşağıdaki sonuçların hangisine ulaşılabilir?
A) Bir
şiirin tadına varabilmek için o şiirin tümünü okumaya gerek yoktur.
B) Şiirde
kullanılan her sözcüğün bir işlevi olmalıdır
C) Şiirin
etkileme gücü, o şiirde kullanılan sözcüklerin etkileme gücüne bağlıdır
D) Bir
şiirde kullanılan sözcükler, o şiirin içeriğiyle ilgili ipuçları verebilir
E) Bir
şiirin uzunluğu o şiirin niteliğiyle doğru orantılıdır
18) Evet, şöyle söyleyebilirim: dağcılık gibi. Dağcılık da
çok güç bir uğraş; ama bu sporu severek yapan birçok insan var. Yazmak da güç
ben yazmayı seviyor, yazarken çok mutlu oluyorum. Yazmaktan aldığım tat da
yazmanın getirdiği sıkıntılara severek katlanmama neden oluyor.
Bu parçada
aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?
A) Sizce,
yazma eylemi güç bir uğraş mı?
B) Sıkıntılı
bir uğraş olan yazmaya nasıl katlanıyorsunuz?
C) Yazı
yazarken neler hissediyorsunuz?
D) Yazılarınızı
genellikle ne zaman yazıyorsunuz?
E) Yazı
yazmaktan hoşlanıyormusunuz
19) (I) Dünya yuvarlağı üstünde, sınırlarla sınırlarla ayrılmış
bölgelerde konuşulan diller birbirini etkilemiştir. (II) Diller arası etkileşim
son derece kaçınılmaz ve doğaldır. (III) Bu etkileşim – bir çeşit kaçakçılık
yoluyla- bir sınırdan öbür sınıra geçmiştir. (IV) Bu durum, her ulusun
deyimlerindeki ufak tefek benzerliklerden sezilebilir. (V) Atasözlerindeki
benzerlikler de bu durumun somut örnekleridir.
Bu parçada
numaralanmış cümlelerin hangisi parçanın ana düşüncesidir?
A) I B)
II C) III D) IV E) V
20 Türkler Orta Asya’dan batıya gelip İslam dünyasında yer
aldıktan sonra yeni yerleştikleri yerlerden sentez yoluyla aldıkları
yenilikleri eski gelenekleriyle kaynaştırarak kendilerine has bir giyim kuşam
oluşturmuşlardır. Bugün Anadolu’nun bazı
yörelerinde de aynı giyim şeklinin devamı izlenmektedir.
Bu parçada
Türklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Gidip
yerleştikleri yörelerde önceden yaşayanların kültürlerinden etkilendiklerine
B) Kendilerine
özgü bir giyim kuşam tarzına sahip olduklarına
C) Orta
Asya’dan Anadolu’ya çok eski çağlarda göç ettiklerine
D) Günümüzde
de eski giyim geleneklerini sürdürdüklerine
E) İslamiyet
etkisiyle kültür yaşamlarında değişiklikler olduğuna
21) Anlamak, bir bakıma alışmak demektir. Okurların çoğu, bizim
yazılarımızda kendisine “güzce” diye belletilmiş biçimleri bulamayınca
yazılarımızdan bir tat alamıyor, duygulanamıyor. Bunun için de “anlamıyorum”
diyor. Okurların çoğunluğunca anlaşılmak, onlara yaranmak için bırakalım mı dil
davamızı tuttuğumuz yolu !
Böyle düşünen
birinin en belirgin özelliği aşağıdakilerin hangisidir?
A) Geniş
bir okur kitlesine seslenebilmeyi amaçlaması
B) Eserlerinde
biçime özden çok önem vermesi
C) Dil
konusundaki görüşlerinde kararlı olması
D) Okurun
anlayabileceği yapıtlar vermeyi önemsemesi
E) Sanat
eserlerinde “güzel”i “yararlı” dan üstün tutması
22) Kurum, kuruluş adlarının her sözcüğü büyük harfle
başlar.
Aşağıdaki
cümlelerin hangisinde bu kurala uymaktan kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?
A) Boğaziçi
Üniversitesi’nin puanları oldukça yüksek.
B) Artı
Dershanesi her yıl yeni başarılara imza atıyor.
C) İzmir
Devlet konservatuarı bu yıl öğrenci almayacakmış.
D) Babam
parasını yalnız Ziraat Bankası’na yatırır.
E) Kardeşim
bu yıl Türk Koleji’nden mezun oldu.
23) Arasözlerin başında ve sonunda virgül kullanılır.
Aşağıdakilerin
hangisinde bu bilgiye örnek olabilecek bir kullanım vardır?
A) Peki,
sana haklı olduğumu kanıtlayacağım.
B) Ilık,
tatlı, güzel bir bahar sabahıydı.
C) Bu
akşam, neden bilmem, canım çalışmak istemiyor.
D) Bak,
senin kırılmanı, üzülmeni hiç ister miyim?
E) Sofralar
kurulmuş, yemekler yenmiş, kahveler içilmişti.
24) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı
vardır?
A) Bu kitap 1925’te İstanbul’da basılmış.
B) Vatandaşlar arasında her hangi bir ayrım yapılmamalı.
C) Bu akşam Oyalar bize gelecek.
D) Ay’ın yörüngesine NASA’nın yeni uydu göndereceği
söyleniyor.
E) Onunla tanıştığımda yirmi beş yaşındaydım.
25) (I) Şimdiki gençler Türkiye’nin yaklaşık otuz yıl önceki
durumunu pek bilmezler. (II) 1970 yıllarında ülkede adeta bir savaş vardı.
(III) Gün geçmiyordu ki bir sanatçı ya da aydın katledilmesin. (IV) Şehirler,
ilçeler, hatta köyler görüş ayrılığı yüzünden bölünmüştü. (V) Kimse farklı
görüşteki insanların bulunduğu bir mahalle ya da kahvehaneye gidemezdi.
Bu parçada
numaralanmış cümlelerden hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)I. B)II. C)III. D)IV. E)V.
26) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük
kullanılmıştır? B) Onu karşımda görünce sinirleniyorum.
C) Sen d gelseydin daha çok eğlenirdik.
D) Böyle davranman sadece bizi değil arkadaşlarını da üzdü.
E) Canlandırdığı tiplemeler ölümsüzlük kazandı.
27) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Deyimi oluşturan
sözcüklerin yerleri değiştirilemez., bu sözcüklerin yerine başka sözcükler
getirilemez.
Aşağıdaki
cümlelerin hangisinde bu bilgiye uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu
vardır?
A) Bu
kadar çok çalışma, canını sokakta mı buldun.
B) Çok
arsızmış, yüz verince astar istiyor.
C) Babanın
yüzü suyu hürmetine seni affediyorum.
D) Allem
kulem ederek beni kandırdı.
E) Onun
bu yaptığına yangına körükle gitmek denir.
28) Kardeşim eğer kazağını üzerine
giymiş olsaydı maçta
I II III IV
bu kadar üşümezdi.
V
Bu cümlede,
numaralanmış sözlerden hangileri çıkarılırsa cümlenin anlamında bir daralma olmaz?
A) I. ve II. B) I. ve III. C)II.
ve III.
D)II. ve V. E) IV.ve V.
29) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu
vardır.
A) Pazardan sadece yeşil biber ve domates aldım.
B) Yaklaşık dört yıldır bu kurumda çalışıyorum.
C) Maçın başlama saati akşam 20’de başlıyor.
D) Bazen, sözü gereksiz yere uzatıyorsunuz.
E) Yargıcın vereceği kararı hepimiz merakla bekliyorduk.
30) H. Heine Alman edebiyatında romantizmden realizme
geçişin en önemli şairidir. Romantik bir genç ruhunu yansıtan bu şiirler
gönüllere seslenir, okuyucularda yaşantı birlikleri yaratır. Yalnız bir millete
özgü karakter ve kültürü değil…
Bu parçanın
aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanması en uygundur?
A) o
milletin bakış açısını da yansıtır.
B) tüm
Alman ulusunun ruhuna ayna tutar.
C) Alman
tarihine de ışık tutar.
D) evrensel
bir ruh yapısını vurgular.
E) Alman
edebiyatına özgü romantizmin ilkelerini saptar.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Ana Menü
| Anasayfa |
| site haritası |
| içerik |
| COĞRAFYA |
| TARİH |
| TÜRKCE |
| Video |
| VATANDAŞLIK |
Warning: include(/home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html//modules/mod_mxc_lastcomments.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html/includes/frontend.html.php on line 397
Warning: include() [function.include]: Failed opening '/home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html//modules/mod_mxc_lastcomments.php' for inclusion (include_path='.:/usr/local/lib/php') in /home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html/includes/frontend.html.php on line 397













