GÖZLEM YAPMAK

Bir nesnenin, olayın veya gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesine gözlem (müşahede) denir. İnandırıcı ve etkileyici bir anlatımın oluşmasında gözlemin çok önemli bir yeri vardır çünkü iyi bir anlatım, varlıkların ayırt edici özelliklerinin (vasıflarının, sıfatlarının) başarılı bir şekilde dile getirilmesine bağlıdır. Bunun için de “gözlem”e gereksinim vardır: Denizi görmemiş, balıkların isimlerini ve özelliklerini öğrenmemiş, balıkçılarla denize açılmamış birinden yaşamını balıkçılıkla kazanan bir kişinin hayatını anlatan bir öykü yazmasını beklemek çok da mantıklı değildir. Bir anlatıcı, elbette gözlem yapmadan da (okuyarak ya da dinleyerek) bilgi edinebilir. Ama gözlem, bilginin aracısız olarak alınmasını sağlaması yönüyle okuma ve dinleme yoluyla kazanılacak bilgiye göre daha etkili ve kalıcı olur. Kişi, okuduğunda ve dinlediğinde bilgiyi başkalarından öğrenir. Oysa gözlemde kişisellik vardır. Gözlemi yapanla gözlemlenen arasında aracı yoktur. Burada kişi için en önemli yardımcı, duyularının ayrıntıları yakalayabilecek duyarlıkta olmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir