DİNLEMEK

Bilgi toplama yollarından biri de “dinleme”dir. Hatta denilebilir ki insanın dinleyerek öğrendikleri, diğer bilgi toplama yollarını kullanarak öğrendiklerinden çok daha fazladır. Bu, yaşanılan hayatın bir gerçeğidir. Çünkü iletişimin en kolay yapılanı sözlü iletişimdir. Sözlü iletişim de temelde konuşma ve dinleme üzerine kuruludur. Kişi, zaten günlük ihtiyaçları gereği gerçekleştirmek zorunda olduğu dinlemeyi bilinçli bir eyleme dönüştürür; neyi, ne şekilde dinleyeceğini öğrenirse bu yolla da önemli bilgiler edinebilir.
Dinlemeyi birikim artırıcı bir eyleme dönüştürmek istiyorsanız Dikkatinizi konu ve konuşmacı üzerinde yoğunlaştırın.  On yargılarınızı bir tarafa bırakın.
Anlatılanları kavramaya çalışın.
Konuşmanın ana düşüncesini ve bu ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri belirleyin.
Konuşmacının anlattıkları sizin için önemliyse konuşmayı ya bir kayıt cihazıyla kaydedin ya da konuşmanın önemli bölümlerinden notlar alın.
2. Okunanlardan Not Almak Okunan metnin bir gazetede, dergide, ansiklopedide yer almasıyla bir bilgisayar ekranında yer alması arasında herhangi bir fark yoktur. Önemli olan, bunların nereden not alındığı değil, niteliğidir.

GÖZLEM YAPMAK

Bir nesnenin, olayın veya gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesine gözlem (müşahede) denir. İnandırıcı ve etkileyici bir anlatımın oluşmasında gözlemin çok önemli bir yeri vardır çünkü iyi bir anlatım, varlıkların ayırt edici özelliklerinin (vasıflarının, sıfatlarının) başarılı bir şekilde dile getirilmesine bağlıdır. Bunun için de “gözlem”e gereksinim vardır: Denizi görmemiş, balıkların isimlerini ve özelliklerini öğrenmemiş, balıkçılarla denize açılmamış birinden yaşamını balıkçılıkla kazanan bir kişinin hayatını anlatan bir öykü yazmasını beklemek çok da mantıklı değildir. Bir anlatıcı, elbette gözlem yapmadan da (okuyarak ya da dinleyerek) bilgi edinebilir. Ama gözlem, bilginin aracısız olarak alınmasını sağlaması yönüyle okuma ve dinleme yoluyla kazanılacak bilgiye göre daha etkili ve kalıcı olur. Kişi, okuduğunda ve dinlediğinde bilgiyi başkalarından öğrenir. Oysa gözlemde kişisellik vardır. Gözlemi yapanla gözlemlenen arasında aracı yoktur. Burada kişi için en önemli yardımcı, duyularının ayrıntıları yakalayabilecek duyarlıkta olmasıdır.