BİLGİ TOPLAMA SÜRECİNDE VERİMLİLİĞİN ARTIRILMASI

Eskiler “Hâfıza-i beşer nisyân ile malûldür.” yani “İnsan hafızasında unutma hastalığı vardır.” demişlerdir. Metin oluşturmak isteyen kişiler, bir taraftan okuyarak, dinleyerek ve gözlem yaparak bilgi toplarken bir taraftan da bu bilgileri daha sonra kullanmaları için uygun yöntemlerle kaydederler. Aksi halde toplanan bilgiler bir süre sonra unutulacaktır.
Anlatımın iki aşamalı (hazırlık, anlatış) bir süreç olduğunu, hazırlığın buluş ve düzenleyiş aşamalarından oluştuğunu daha önce belirtmiştik. Bir kişinin buluş aşamasında okuduklarını, dinlediklerini ve gözlemlediklerini düzenleyiş aşamasında kullanması, böylelikle de anlatış aşamasını daha verimli geçirmesi için şunları yapması, faydalı olacaktır: Not almak, alıntı yapmak, özet çıkarmak.

ALINTI YAPMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parçaya, alıntı (aktarma, iktibas) denir. Alıntı yapmak, okunanlardan not almaktan farklıdır. Not almak, bir eserde önemli görülenlerin, not alanın cümleleriyle ifade edilmesiyken alıntı yapmak bir bilginin, okunan eseri yazan kişinin cümleleriyle ifade edilmesidir. Güvenilir kaynaklardan, bilimsel ve sanatsal yeterliği konusunda herkesin görüş birliğine vardığı metinlerden yapılan alıntılar, anlatıcının yapacağı konuşmanın/yazacağı metnin daha inandırıcı ve etkileyici olmasını sağlar.
Bilimsel çalışmalar sırasında alınan notlar ve çeşitli yapıtlardan yapılan alıntılar, fişlere yazılır. Fişlerde dipnotta kullanılacak bilgilere de yer verilir.
– Alıntılar tırnak işareti içine gösterilir.
Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır.
– Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır.
Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine üç nokta (…) konur.
Alıntı, şiirden yapılıyorsa mısralar ya alt alta ya da aralarına eğik çizgi (/) gelecek şekilde peş peşe yazılır.
Alıntının yapıldığı kaynak, dipnot olarak belirtilir.