Mekanik çözülme

Kurak ve soğuk iklim bölgelerinde meydana gelir. Bu tür bölgelerde günlük sıcaklık farklan büyüktür. Örneğin çöllerde gündüzler 50 “C’yi bulan sıcağın etkisiyle genleşen kayalar, gece büzülür, bu ani genleşme ve büzülme ile kayalar çatlayarak ufalanır. Aynca soğuk bölgelerde kayalann çatlak larına sular sızar ve donar. Donan suyun hacmi arttığından kayayı  patlatır bu sebeple toprak oluşumu hızlanır.
Oluşum yönüyle topraklar İki grupta toplanır:
A)    Taşınmış topraklar !
Akarsuların, rüzgarların ve buzullann taşıma ve biriktirmesi sonucunda oluşmuş topraklardır. Akarsular yoluyla biriktiren topraklara alüviyon. buzulların biriktirdiklerine buzultaş (moren), rüzgann taşıyarak getirdiklerine lös denir. Bu Qç tür toprak en verimli toprak çeşidini oluşturur. Çünkü bileşimleri çeşitlidir.
B)    Yerli topraklar:
Kayaların üzerinde ve bulunduklan yerde oluşan topraklardır. Kayanın yüzeyinde dış etkenlerle ufalanan parçalar zamanla tamamen toprağa dönüşür. Kayanın üzerinde kalın bir toprak tabakası meydana gelir. Bu toprak üzerinde yetişen bitkilerin kökleri ve çürüyen dallan toprağa kanşır. Böylece humus denilen organik bir katkı maddesi ile toprak zenginleşip verimli hale gelir.

DIŞ KUVVETLER VE OLAYLAR

Yeryüzünü durmadan işleyen, aşındıran yeryüzünü düzleyerek deniz seviyesine indirmeye çalışan hareketlerdir.
1) KAYALARIN ÇÖZÜLMESİ (Toprak Oluşumu)
Yağmur, kar. sıcaklık değişiklikleri, don olayı sebebiyle kayaların yüzeyi belirti bir zaman süresi ıçensinde değişime uğrar. Kayalann bu tür dış etkenlerin tesiriyle, ufalanıp dağılmasına çözülme denir. Toprak oluşumunun en önemli aşaması kayalann çözülmesidir. Çözülme iki yolla olur:
a)    Kimyasal çözülme :
özellikle nemli iklim bölgelerinde meydana gelir. Çünkü kimyasal olaylar suya ihtiyaç duyar. Havada bulanan oksijen ve karbondioksit gibi gazlar su ile birlikte kayanın birleşimini değiştirir. Çöllerde kimyasal çözülme görülmez.

Volkanizma ve Etkileri

Volkanizma ve Etkileri :
Yeryüzünün iç tabakalarındaki kızgın sıvıların yeryüzüne çıkması olayına volkanizma denir. Lavların püskürdüğü ağızda oluşan çukurluklara krater denir. Dünya üzerindeki çok sayıdaki volkan günümüzde sönmüştür. Ancak halen etkin olan 450 civarında volkan vardır. Bu volkanlar zaman zaman püskürerek bazı zararlar verirler.
İnsanlar, uğrayacakları kayıplan bile bile etkin volkanların çevresini yerleşim alanı olarak seçmişlerdir. Bunun sebebi, volkanik alanların çevresine yayılan volkanik tüflerin verdiği bir tarım alanı olşmasıdır.
Depremler oluşumlanna göre volkanik, göçme ve tektonik depremler diye üçe aynlır.
1)    Volkanik depremler, etkin volkanlann faaliyete geçtiği anlarda görülür, etki alanlan oldukça sınırlıdır.
2)    Göçme depremleri, yerkabuğunun alt tabakalannda erimeye müsait bazı kısımların erimesi sonucu oluşur. Örneğin bir bölgede, toprak altındaki tabaka kayatuzudur. Bu tuz çeşitli etkilerle erir ve yeri boşalır. Bu alanda çökme meydana gelir ve depreme sebep olur. Bu tür depremlerin de etki alanlan dardır.
3)    Tektonik depremler; etki alanlan en geniş olan depremlerdir. Yerkabuğunun derinliklerinde meydana gelen basınçlar, gerilimler ve kırılmalar sonucunda oluşurlar. Bu tür sarsıntılar bütün dünyada hissedilir. Bu tür dep¬remleri kaydeden rasathaneler dünyanın ıç tabakaları hakkında bilgi sahibi de olurlar. Türkiye de deprem kuşağı üzerindedir. Bu sebeple sık sık büyük can ve mal kaybı doğuran depremler meydana gelir.
Depremlerden korunmak için bazı tedbirler düşünülmüştür. Bu tedbirlerin başlıcaları şunlardır:
1)    Dayanıklı yapı malzemesi kullanmak.
2)    Evlerin kat sayısını sınırlandırmak.
3)    Şehirleşmede bitişik nizam yerine bahçeli yerleşim planı uygulamak.
4)    Depreme karşı yurttaştan uyarıcı ve haşan azaltıcı çalışmalar yapmak.
5| Yerleşim alanlarını sağlam kaya kütlelen üzerinde seçmek.

Dağ oluşumu (Kıvrılmalar ve kırılmalar)

Dağ oluşumu : (Kıvrılmalar ve kırılmalar)
Dağların oluşumu, iç kuvvetlerle mümkün olur demiştik. Dış kuvvetler yeryüzünü aşındırır. Aşındırılan parçalar denizlerde ve deniz kıyılannda biriktirilir. Yerkabuğunun esnek olduğu bölgelerdeki bu birikme alanlarına jeosenklinal denir. Böylece bu genç tortular, basınç etkisiyle kıvrılarak dağlan oluşturur. Bunlara genç kıvrım dağları diyoruz.
Ancak eski kara parçaları ve eski kıtalar, bu basıncın etkisi ile kıvrılamazlar. Bu tür alanlarda, basınç şiddetli olursa kırılmalar meydana gelir. Bu kırıkların iki parçası arasında yükselti farkı oluşursa, yanı kırık alanın bir bölümü yüksekte diğer bölümü alçakta kalırsa bu tür kırıklara fay denir. İki fay arasında oluşan yükseltilere horst. ıkl tay arasında oluşan çukurluklara graben denir.

İç Kuvvetler ve Olaylar

Kaynağını yenn merkezinden alan hareketlerdir. İç kuvvetlerin oluşumu için gerekli enerji yerin merkezinde depolanmıştır. İç kuvvetler ve olaylan belirgin dört grupta toplayabiliriz.
1)    Kıvrılmalar ve kırılmalar ı
Bu hareketler çevremizdeki yükseltilen ve dağları oluşturan hareketlerdir. Yer kabuğunun hareketi kısımlanndakl tortular katlanır, kıvnlır, kırılır ya da blriblh üzerine biner. Bunun sonucu olarak dağlar oluşur.
2) Epirojenik hareketler :
Yerkabuğunun, geniş alanlan kaplayan hareketleridir. Bu hareketlerin sonucunda tabakalarda bir kıvnlma görülmez. Fakat geniş alanlar, yükselir, alçalır veya çarpıklaşır. Bu hareketler sonucunda bazen kıtalar alçalıp deniz haline gelebilir. Denizlerin tabanlan İse yükselip kara haline dönüşebilir.
3)    Volkanik hareketler :
Dünya’nın çekirdek kısımlanna yakın bölgelerde henüz katılaşmamış kızgın maddelerin tamamen sıvı haline geçerek yeryüzüne çıkması olayıdır.
4)    Depremler:
Yerkabuğundaki gerilimlerin birdenbire boşalması sonucu meydana gelen titreşim hareketleridir. Şiddetli depremler yerkabuğunda da önemli değişiklikler yapar.

21 HAZİRAN DURUMU VE 23 EYLÜL DURUMU

21 HAZİRAN DURUMU
Bu tarih, Kuzey Yarım Küre’de yaz başlangıcıdır. 21 Haziran’da şekilde görüldüğü gibi güneş ışınları Ekvator’un 23. 27′ kuzeyindeki noktalara (yani Yengeç Dönencesine) dik olarak gelir. Kuzey Yarım Küre en sıcak dönemini yaşamaya başlar. Bu durumda, Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelerden uzundur. 21 Haziranda Kuzey Yarım Küre’de en uzun gündüz, Güney Yarım Küre’de en uzun gece yaşanır.
Bu tarih, Güney Yarım Kore’de yaz başlangıcıdır. 21 Aralık’ta, şekilde görüldüğü gibi güneş ışınlan Ekvator’un 23. 27′ güneyindeki noktalara (yani Oğlak Dönencesine) dik gelir. Güney Yarım Küre’de sıcaklık artmaya başlar. Bu durumda Güney Yarım Küre’de gündüzler gecelerden uzundur. 21 Aralık’ta Güney Yarım Küre’de en uzun gündüz yaşanır. Türkiye’de de en uzun gece 21 Aralık’tadır.

23 EYLÜL DURUMU
21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde güneş ışınları Ekvator’a tam dik olarak gelir. Bu tarihte Dünya üzerindeki bütün yerlerde gece ve gündüz süreleri birbirine eşittir ve 12 şer saattir. Türkiye’de İlkbahar ve sonbahar başlangıcıdır. Kuzey ve Güney yarım kürelerde hangi aylarda hangi mevsimin yaşandığı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

DÜNYA’NIN GÜNEŞ ETRAFINDAKİ DOLANIŞININ SONUÇLARI

DÜNYA’NIN GÜNEŞ ETRAFINDAKİ DOLANIŞININ SONUÇLARI
Dünya’nın yıl boyu süren hareketi sırasında güneş ışınları sürekli dönenceler arasına dik gelir. Dönenceler dışında kalan hiçbir bölgeye güneş ışınları dik olarak gelmez.

Örneğin; dönenceler dışında olduğu için Türkiye’ye güneş ışınlan hiçbir zaman tam dik olarak gelmez. Güneş ışınlan, yıl boyunca sadece dönenceler arasına dik olarak gelir.
Dönenceler arası bölgede :

(örneğin Arap Ülkeleri)
a) Devamlı sıcak bir mevsim yaşanır.
b) Gece ve gündüz süreleri birnumunu incelemek bize mevsimlerin oluşumunu ve eksen eğikbirine çok yakındır.
Dünyanın özel bazı günlerdeki koliğinin etkilerini daha güzel gösterecektir. Şimdi bu durumları inceleyelim.

KPSS Coğrafya Dünya’nın Eksen Eğikliği Konu Anlatımı

DÜNYA’NIN EKSEN EĞİKLİĞİ
Dünya’nın elips şeklindeki yörüngesinden geçen düzleme Ekliptik denir. Ekliptik düzlemi ile Ekvator düzlemi birbirine çakışık değildir. Yani Dünya’nın kutuplarından geçen eksen, yörünge düzlemine dik değildir. Ekliptik ile Ekvator arasında 23 derece 27 dakikalık bir açı vardır. İşte bu eksen eğikliği çok önemli sonuçlar doğurur. Bu durumun en önemli sonucu mevsimlerin oluşumudur.
Dünya, elips yörüngesinde dolanırken güneyde kalan yüzü Güneş’e dönüktür. Ocak, Şubat ve Mart aylarında güneş ışınları Güney Yarım Küre’ye dik ve dike yakın olarak gelir. Güneş ışınları dik geldiği bölgeyi daha fazla ısıtacağı için bu bölge sıcak günlerini yaşar.
Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ise bu durumun tersi görülür. Yani Kuzey Yarım Küre yaz aylarını yaşar.

DÖNENCELER
Ekvator’un 23. 27′ kuzeyindeki enleme Yengenç Dönencesi denir. Ekvator’un 23° 27’ güneyindeki enleme ise Oğlak Dönencesi denir.

KUTUP DAİRELER. :
Ekvator’un 66° 33″ kuzeyindeki ve güneyindeki enlemlere kutup daireleri denir.

Memur Alımlarında Memur İlanının Etkisi

Gerek kendimiz gerek çevremizdeki gençler üniversite bittikten sonra beklemekte. İleriye dönük hayallerle okuyan binlerce genç eğitimini tamamladıktan sonra kendi istemiş olduğu mesleği yapmak için okumuş olduğu bölümden sonra sınavlara girerek alım yapılmasını bekliyor. Alımlar her geçen yıl dahada zorlaşıyor. Memur alımları her geçen gün dahada zorlaştığı için herkesin kendi istediği bölüme gitmesi zorlaşıyor ve bu nedenle farklı pozisyonlarda çalışmaya yöneliyorlar.

Memur-Alimlari
Memur-Alimlari

Geride bırakmış olduğumuz zamanlarda lise mezunu olanlar sınava tabi tutulmadan iş sahisi olurken şimdi ise üniversite mezunu olan adaylar her yıl ark arakaya sınava girerek yine bir meslek sahibi olamayacak hake geldi. Çok fazla kamu kurumu olduğu için her resmi siteyi tek tek kontrol etmek yerine bizler kamumemuru.com olarak memur alım ilanlarını sizler uğraşmayın diyerek tek bir site altında topluyoruz.

Memur-ilani
Memur-ilani

Gerek memur alımları gerek işçi alımları ve diğer bütün alımları ve tarihlerini yayımlanmış olduğu andan itibaren siz değerli okurlarımızla buluşturmaya çalışıyoruz. siz değerli okurlarımızın iş hayatlarını kurmakta yardımımız olması için sizlere kamu personeli alım ilanlarını sizlerle buluşturmak için kamu memuru olarak sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz…

KPSS Coğrafya Dünyanın Hareketleri Ve Sonuçları

Dünya. Güneş sistemindeki diğer gezegenler gibi iki türlü hareket yapar:

A) KENDİ EKSENİ ETRAFINDA DÖNER :
Batıdan doğuya doğru olan bu dönüşünü 24 saatte tamamlar. Buna Dünya’nın günlük hareketi de denir.
Dünya’nın ekseni etrafındaki dönüşünden dolayı iki türlü hız kavramı ortaya çıkar:
1) Açısal hız : Birim zamandaki açısal dönüştür. 24 saatte 360., 1 saatte 15° olan bu dönüşte. 1. lik dönüş 4 dakikada gerçekleşir.
2) Çizgisel hız : Dünya’nın şekline bağlı olarak. Ekvator’dan kutuplara gidildikçe azalan hızdır.
Dünya’nın Ekseni Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları :
Gece ve gündüz, birbiri ardınca oluşur.
Günlük sıcaklık farktan ortaya çıkar. Buna bağlı olarak da mekanik çözülme ve meltem rüzgarları oluşur. Yaklaşık olarak 30 ve 60. Kuzey ve Güney enlemleri boyunca dinamik basınç kuşakları oluşur.
Sürekli rüzgarlarda sapmalar olur.
Okyanus akıntılarında halkalar oluşur.
Yerel saat farktan ortaya çıkar.

B) GÜNEŞ ETRAFINDA DOLANIR :
Dünya da diğer gezegenler gibi Güneş etrafında elips bir yörünge çizerek dolanır. Bu hareketi sırasında bazen Güneş’e yaklaşır. Bazen de Güneş’ten uzaklaşır.

Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi Dünya Güneş’e kış ve sonbahar aylarında yaklaşır, ilkbahar ve yaz aylarında uzaklaşır. Hemen görülecektir ki Ekvator’un kuzeyinde kalan bölgelerde, örneğin Türkiye’de kış ve sonbaharda sıcaklık düşmekte yaz ve ilkbaharda yükselmektedir. O halde buradan şu yargıya varılabilir: Dünya’nın Güneşe yaklaşması ya da uzaklaşması, mevsimleri ve sıcaklık değişmelerini etkilemez. Dünya’da mevsimleri doğuran gerçek sebep eksen eğikliğidir.