TİCARET BİRLİĞİ (EFT)

NORDİK KONSEYİ
– 1952 yılında Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç tarafından kurulan, askeri amaçlı olmayan, ekonomik ve sosyal dayanışma amaçlı birliktir.

TİCARET BİRLİĞİ (EFTA)
– Avrupa Birliğine bir alternatif olarak 3 Mayıs 1960 ta kurulmuştur.
– Günümüzde 4 Avrupa ülkesinin üye olduğu bir uluslararası ticaret örgütüdür. Kurucular dahil üyelerinin çoğu EFTA’ dan ayrılarak AB’ye girmiştir.
– Merkezi Cenevre’dedir.
– Genel sekreteri Kâre Bryn’dır.
-Üye ülkeler; İsviçre, Norveç, Lihtenştayn ve İzlanda’dır.

ARAP PARA FONU (AMR
– Arap Para Fonunu kuran antlaşma 13 Şubat 1977de yürürlüğe girmiştir.
– Fon bölgesel ve hükümetler arası, bağımsız hukuksal yapısı olan bir kuruluştur.
– Kuruluşun amaçları, üye ülkeler arasında para
politikalarının koordine edilmesi, para ve mal hareketlerinin serbestleştirilmesi, ticaret ve ödemeler konularındaki kısıtlamaların ortadan kaldırılması, kısa ve orta vadeli ffonu ile ödemeler dengesizliklerinin giderilmesi ve üye ülkele arasında sermaye hareketlerinin teşvik edilmesidir.
–  20 Arap ülkesi fona üyedir.
– Üye ülkeler; Cezayir, Bahreyn, Mısır, ırak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya, Ras, Umman, Filistin, Katar, Suudi Arabistan Somali, Sudan, Suriye, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen Cumhuriyetidir.

AVRUPA BİRLİĞİNİN HEDEFLERİ

– Tek Avrupa pazarı kurmak
– Ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi güçlendirmek ve üyelerin ekonomik politikalarını yaklaştırmak
– Ekonomik ve parasal birlik oluşturmak

– Ortak bir dış politika ve güvenlik politikası uygulamak

– Avrupa vatandaşlığı kavramını oluşturmak

– Hukuk ve iç işleri alanında daha sıkı iş birliği gerçekleştirmek

– insan haklarını topluluk hukukunun genel ilkesi olarak kabul etmek

– Topluluk müktesebatını (hukuksal düzenlemeler bütünü) korumak ve buna uygun faaliyet gözetmek

ÜLKELERİ (ÇELİŞMİŞ 8 ÜLKE)
– Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Kanada ve Rusyadan oluşmaktadır.
– En son katılan ülke Rusyadır. Rusya’nın katılımından önce C-8 ülkeleri, C – 7 ülkeleri olarak bilinmekteydi.

TÜRKIYE NIN ÜYESİ OLUP KURUCUSU OLMADIĞI NATO (KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI)

4 Nisan 1949’da Sowyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin yayılmacı politikasına karşı Batılı 12 ülke tarafından kurulmuştur. Kurucu üyeleri; ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, İtalya, Norveç, Danimarka, Belçika, İzlanda, Hollanda ve Lüksemburg’tur, Türkiye 1952’de Kore’ye asker gönderdikten sonra 1952’de NATO’ya alınmıştır.
– Genel sekreteri Anders Fogh Rasmussen’dir.
– 28 üyesi vardır.
– Resmî dilleri İngilizce ve Fransızcadır.
– Merkezi Brüksel’dedir.
– Avrupa Birliğine üye olup NATO’ya üye olmayan ülkeler; İrlanda, Avusturya, İsveç, Finlandiya, Malta ve G.Kıbrıs’tır.
– NATO Örgütleri; NATO Konseyi, Savunma Planlama Komitesi, Sekreterlik,  NATO Asamblesi ve Askerî Komitedir.
–  Türkiye, NATO üyeliği altında Avrupa kıtası dışında İlk kez Afganistan’da görev üstlenmiş ve bu görev bünyesinde Afganistan’daki iSAF’ın (Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti) komutasını Avrupa Kolordusundan 2005’te devralmıştır
– Batı Avrupa Birliği NATO’nun kuruluşu öncesi, güvenlik alanında Avrupa’da hükümetler arası iş birliğini geliştirmek amacıyla 17 Mart 1948’de gerçekleştirilen Brüksel Antlaşması ile kurulmuştur.
–  Birliğin bugünkü amacı, Avrupa’nın savunmasında Avrupalıların rolünü artırmaktır.
–  Merkezi Brüksel’dedir.
– Batı Avrupa Birliği, 10 üye ülke, 6 ortak üye ülke,
– 5 gözlemci üye ülke ve 7 ortak iş birliği üyesinden oluşmaktadır.

ÜLKELERİ (GELİŞEN SEKİZ ULKE)

Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye arasında; kalkınmada iş birliğini sağlamaya yönelik kurulan, uluslararası bir organizasyondur.

AVRUPA GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI (ACIT)
– 1970’li yılların başında soğuk savaş koşullarındaki Avrupa’nın bölünmüşlüğüne son verilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik iş birliğinin geliştirilmesi düşüncesiyle kurulmuş teşkilattır.
-Resmi dili İngilizce’dir.
-Merkezi Viyana’dadır.
– 56 üyesi vardır.

Depremler

Yer kabuğundaki gerilimlerin birdenbire boşalması sonucu meydana gelen titreşim hareketleridir. Şiddetli depremler yerkabuğunda da önemli değişiklikler yapar.

Dağ oluşumu : (Kıvrılmalar ve kırılmalar)
Dağların oluşumu, iç kuvvetlerle mümkün olur demiştik. Dış kuvvetler yeryüzünü aşındırır. Aşındırılan parçalar denizlerde ve deniz kıyılarında biriktirilir. Yer kabuğunun esnek olduğu bölgelerdeki bu birikme alanlarına jeosenklinal denir. Böylece bu genç tortular, basınç etkisiyle kıvrılarak dağlan oluşturur. Bunlara genç kıvrım dağları diyoruz.
Ancak eski kara parçaları ve eski kıtalar, bu basıncın etkisi ile kıvrılamazlar. Bu tür alanlarda, basınç şiddetli olursa kırılmalar meydana gelir. Bu kırıkların iki parçası arasında yükselti farkı oluşursa, yanı kırık alanın bir bölümü yüksekte diğer bölümü alçakta kalırsa bu tür kırıklara fay denir. İki fay arasında oluşan yükseltilere horst,  iki tay arasında oluşan çukurluklara graben denir.

İç Kuvvetler ve Olaylar

Kaynağını yerin merkezinden alan hareketlerdir. İç kuvvetlerin oluşumu için gerekli enerji yerin merkezinde depolanmıştır. İç kuvvetler ve olaylan belirgin dört grupta toplayabiliriz.
1) Kıvrılmalar ve kırılmalar ı
Bu hareketler çevremizdeki yükseltilen ve dağları oluşturan hareketlerdir. Yer kabuğunun hareketi kısımlarındaki tortular katlanır, kıvrılır, kırılır ya da birbiri üzerine biner. Bunun sonucu olarak dağlar oluşur.
2) Epirojenik hareketler :
Yer kabuğunun,  geniş alanlan kaplayan hareketleridir. Bu hareketlerin sonucunda tabakalarda bir kıvrılma görülmez. Fakat geniş alanlar, yükselir, alçalır veya çarpıklaşır. Bu hareketler sonucunda bazen kıtalar alçalıp deniz haline gelebilir. Denizlerin tabanları İse yükselip kara haline dönüşebilir.
3) Volkanik hareketler :
Dünya’nın çekirdek kısımlarına yakın bölgelerde henüz katılaşmamış kızgın maddelerin tamamen sıvı haline geçerek yeryüzüne çıkması olayıdır.

BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

Birikinti Konileri ?
Akarsuyun aşındırmasının eğime ve akış hızına bağlı oldugunu söylemiştik. Bir dağın yamacından inen bir akarauyun taşıma gücü azalır. Dolayısıyla ferisindeki alüviyonlar yarım koni bfiminde birikintiler meydana getirir. Buna birikinti konisi denir.
Dağ Eteği Ovaları :
Bu ovalar birikinti konilerinin birleşip düzleşmesinden oluşurlar. Yani bir dağın eteğinde, taşıma gücü ve hızı azalan bir akarsuyun alüviyon biriktirmeyle modana geten ovalardır.
Deltalar?
Akarsuların denize ulaştıkları  bölgelerde oluşurlar. Denizeze dökülen akarau, taban seviyesine geldigı .çın ,aşıma gücü tümüyle ortadan kalkar. Bu sebeple alüviyonlar, ağız dediği.
Böylece nehir: denizi, içeriye doğru bir çıkıntı biçiminde doldurmuş olur. Kara parçalarında sık görülen bu çıkıntılara delta denir. Ancak nehirlerin ağzında delta oluşumunu engelleyen uç sebep vardır. Bunlann birincisi deniz akıntıları, İkincisi gel – git olayı (medcezir) ve üçüncüsu de derinliktir.
Dağ içi ovaları:
Nehirler akarken bazen, dağlann iç kısımlanndan da geçerler. Buradaki arazilerde meydana gelen eğim azalmaları, taşıdıklan yükün birikmesine sebep olur. Bu tür birikimler dağ içi ovalarını oluşturur.
Nehir yataklannda derinlemesine aşındırmadan sonra meydana gelen basamak şekilli düzlüklerdir.
Tektonik bir olay sonucu
oluşumu    nehir yatağının yükselmesiyle, deniz seviyesinin alçalmasıyla, ya da aşınım hızının artmasıyla meydana gelirler. Sekiler, yüksekte kalmış eski vadi tabanlar, olarak da tanımlanabilir.

AŞINDIRMANIN ETKİLERİ

Bir akarsuyun aşındırma yapabileceği en düşük seviye deniz seviyesidir. Hiçbir akarsu bu taban seviyesinin altında aşındırma yapamaz.
Bir akarsu, yatağını belirti bir zamana kadar aşındırabilir. Yatağın aldığı son duruma denge profili denir.
Bir akarsu yatağı, akarsuyun ilk dönemlerinde düz bir konumda aksa bile bir müddet sonra bu durum kaybolur. Akarsu yatağında ve vadisindeki gınntı ve çıkıntılar zamanla daha belirgin bir hale gelir. Bu knmmlara menderes denir.
Bir yamaçta tüt ve benzeri yumuşak zeminin içerisinde yer yer daha dirençli tabakalar varsa, bunlar altlarındaki yumuşak kısımları sellenmeye karşı korur. Boylece yamaçta, üzerinde şapka gibi kayaların bulunduğu kuleye benzer şekiller oluşur. Bunlara peri bacası denir Ülkemizde. Ürgüp, Nevşehir. Göreme yörelerinde rastlanan yüzey şekıllerindendir.
Akarsu yatakları dağlar arasında yer alan vadileri oluşturur. Akarsu aşındırmasının, vadilerin oluşumu ve şekilleri üzerinde değişik etkileri vardır. Aşındırmanın fazla olduğu yerlerde boğaz türü vadiler oluşmuştur. Aynca çentik vadi, kanyon, yatık yamaçlı vadi, alüviyal tabanlı vadi şekilleri vardır.

AKARSULAR VE SELLENME

Yeryüzünü şekillendiren en önemli dış etken akarsular ve sellenmedır. Akarsulann yeryüzünde meydana getirdiği değişiklikler üç aşamada meydana gelir.
AŞINDIRMA
Akarsular, geçtikleri bölgelerdeki toprağı ve kayaları aşındınrlar. Aşındırma hem mekanik yoldan, hem de kimyasal yoldan meydana gelir.
Akarsu geçtiği bölgelerde kayalann içerisindeki bazı çözünebılen maddeten eritir ve berabennde taşır. Çozüculük etkisiyle yaptığı bu tür aşındırma kimyasal aşındırmadır
Akarsu, geçtiği zeminden, akış hızının doğurduğu kuvvetler sebebiyle taş, kum ve çakıl gibi bazı parçalar kopanr ve bunlan sürükler. Bu tür aşındırma fiziksel ya da mekanik aşındırma denir. En fazla görülen aşındırma şekli budur.
Mekanik aşındırması fazla olan nehir bulanık akar. Kimyasal aşındırması fazla olan nehirler ise daha berrak akarlar. Bir akarsuyun mekanik aşındırması aşağıdaki etkenlere bağlıdır:
a)    Taşıdığı su miktar, Suyun miktan arttıkça doğuracağı fiziksel kuvvetler de artacağından, aşındırması artar.
b)    Akış hızı :
Akarsuyun akış hızı arttıkça mekanik aşındırması ve sürükleme gücü de artar.
c)    Taşıdığı yük miktan :
Akarsuyun koparak taşıdığı taş ve çakıl parçalan onun yüküdür. Bu miktar arttıkça zemini kazması daha da kolaylaşır. Yani yük arttıkça aşındırma da artar.
d)    Akarsu yatağının yapısı ?
Dirençli tabakalar aşınmaya kolayca karşı koyarlar. An-cak gevşek zeminli yerlerden geçen akarsulann aşındırması daha fazladır.

GÖÇMELER VE TOPRAK KAYMALARI

Yeryüzünün şekillenmesinde etkili olan bir diğer dış olay da toprak kaymasıdır. Özellikle eğimli arazilerde yerli topraklar bazen kayarak daha aşağı bölgelere dökülür. Bu kayma sırasında sadece toprak yer değiştirmişse buna toprak kay¬ması. toprakla birlikte kayalar da kopup süreklenmişse buna göçme (heyelan) denir.
Toprak kaymalannı ve göçmelen kolaylaştıran etmenler şunlardır.
a) Yağışların fazlalığı ve kar erimeleri

b)Eğimin fazlalığı
c)    Kayanın ve toprağın cinsi
d)    Tabakaların yapısı ve konumu
e)    Şiddetli depremler
Toprak kaymalarını kolaylaştıran bu sebeplerden çoğu. Karadeniz Bölgesinde mevcuttur. Bu sebeple toprak kaymalan en çok bu bölgemizde görülür.