PARAGRAF KONU ANLATIMI

Aşağıdakilerin hangisinde yinelemeye yer verilmiştir?
“Yinelemek” tekrarlamak demektir. Bir sözcük ya da söz tekrarlanır. Ancak bu tekrar üç şekilde olur: Yan yana yani ikileme biçiminde, aynı cümlede farklı yerlerde, aynı paragrafta farklı cümlelerde.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Parçadaki anlatım ile ilgili seçeneklerde beş farklı bilgi verilir, dolayısıyla anlatım teknikleri ve cümle anlamındaki kavramlar çok iyi bilinmeli, seçenekler tek tek parçada aranmalıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birinci kişili anlatım vardır?
Birinci kişili anlatım yani “ben”li ya da “biz”li anlatım aranır: koştum, dışarı çıktık…
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

Boş bırakılan yere getirilecek söz ya da cümlede iki özellik aranır: Yanındaki cümle ile akış içinde olması ve konu yönüyle parçayla uyumlu, tutarlı olması.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Parçada akışı bozan cümlenin dört özelliği vardır: Farklı bir konudan söz eder, konunun farklı bir yönüne değinir, diğer cümlelerle anlamca çelişir, içerdiği anlamın sonraki cümlede devamı gelmez.

Cümle Anlamı Cümle Yorumu Konu Anlatımı

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “değerlendirme” söz konusudur?
Değerlendirme cümlesi özel olarak bir yapıttan ya da olaydan söz eder, yorum cümlelerinde ise genel olarak görüşler bildirilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
Mecaz anlamlı sözcük değil, mecaz anlam taşıyan söz bulunmalıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde göreceli anlatım söz konusudur?
Öznel nitelik taşıyan yani kişiden kişiye değişebilme özelliğindeki cümle bulunmalıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi tanımsal bir nitelik taşımaktadır?
Bir kavramın, düşünce ya da olayın tanımlandığı; “nedir, ne demektir, neye denir” sorularının yanıtlandığı cümle aranmalıdır.
Şairin geniş bir okur kitlesine seslenebilmesini sağlayan özelliği, yukarıdaki parçanın kaçıncı cümlesinde verilmiştir?
Böyle sorularda soru cümlesindeki ayrıntı gözden kaçırılmamalıdır. Dikkat edilirse “şairin geniş bir okur kitlesine seslenmesi” değil “seslenebilmesini sağlayan özelliği” sorulmuş.

Cümle Anlamı Cümle Yorumu Konu Anlatımı

Bu cümlede asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Cümledeki anlam doğru tespit edildikten sonra bu anlamı tam olarak karşılayan cümle bulunmalıdır. Cümlede anlatılmak isteneni bulmak, aslında aynı anlama farklı sözcükleri ulaşmaktır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı bir düşünce dile getirilmiştir?
“Farklı düşünce” sözü “anlamca ötekilere ters düşen düşünce” anlamına gelmez. Farklı düşünce; konuya farklı yaklaşan ya da konunun farklı bir yönüne değinen cümle demektir.
Bu parçadan aşağıdaki cümlelerden hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında önemli bir değişme olmaz?
Parçada aynı anlamı karşılayan iki cümle vardır, bu cümleler bulunmalıdır. Bu iki cümleye ait numaralar zaten seçeneklerde bulunamaz, sadece birinin numarası geçebilir, buradan da yola çıkılabilir.

CÜMLE ANLAMI – CÜMLE YORUMU KONU ANLATIMI

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Parçadaki her cümle için bir seçenekte yorum yapılmıştır. Dolayısıyla her cümleden sonra o cümle ile ilgili seçenek okunmalı, soru böyle çözülmelidir.

Bu cümlenin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

Cümlenin taşıdığı anlamla çelişen söz aranmalıdır. Böyle sorularda “şu söz gelse daha iyi olur” tarzında bir yaklaşım göstermek insanı yanıltır. Burada önemli olan “hangisi gelirse çelişki, tutarsızlık olur” mantığıyla soruyu çözmektir.

Aşağıdakilerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmıştır?

Kişileştirmenin yapıldığı cümle aranmalıdır. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi anlamca birbirine en yakındır? Her cümlenin taşıdığı anlam bir – iki sözcükle özetlenerek akılda tutulmalı, ardından ikili eşleme yapılmalıdır.

CÜMLE ANLAMI – CÜMLE YORUMU KONU ANLATIMI

Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından ötekilerden farklıdır?
Cümleler öznellik – nesnellik yönüyle incelenir, yani cümlelerden dördü nesnel biri özneldir ya da dördü öznel biri nesneldir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kendinden öncekinin gerekçesidir?
Gerekçe; neden demektir. Gerekçe bildiren cümle, başına “çünkü” bağlacı getirilerek okunabilen cümledir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlamaya başvurulmuştur?
Sözcük anlamındaki somutlama ya da somutlaştırma ile karıştırılmamalıdır. Cümle anlamındaki somutiama, somut bir duruma ya da varlığa benzetmektir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı düşünce değişik sözlerle yinelenmiştir?
Aynı düşüncenin desteklenmesi için yakın anlamlı sözler kullanılır. Yakın anlamlı sözlerin ya da sözcüklerin bulunduğu cümle aranmalıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yan tutmama söz konusudur?
Yazarın tarafsız yani objektif davrandığı cümle aranmalıdır.

SÖZCÜK ANLAMI – SOZ YORUMU KONU ANLATIMI

DEYİM – ATASÖZÜ
Bu parçadaki altı çizili sözle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Parçanın tamamı mutlaka okunmalı, “söz”e yüklenen anlam tespit edilmeli ve yanlışlıkla parçanın ana düşüncesi değil, altı çizili sözün anlamı bulunmalıdır.
Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangileri yakın anlamlıdır?
Yakın anlamlı olduğu düşünülen sözcüklerin yerleri değiştirilerek sağlaması yapılmalı. Sözcükler birbirlerinin yerine konabiliyorsa yakın anlamlıdır..
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
Önce cümledeki deyim bulunur, ardından deyimin anlamı aynı cümlede aranır. Yanlışlıkla neden – sonuç ilişkili cümlelere takılmamak gerekir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “denk” sözcüğü deyim içinde kullanılmıştır?
Bir sözcüğün deyim içinde kullanılması, mecaz anlamlı herhangi bir sözcükle kalıplaşması demektir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yerinde kullanılmamış bir deyim vardır?
Böyle sorularda “yerinde kullanılmamış” sözü “yanlış anlamda kullanılmış” anlamına gelmektedir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılamaz?
İkilemeyi oluşturan sözcüklerden en az biri anlamsız olmalıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “hafif” sözcüğü bu cümledeki “ağır” sözcüğünün anlamca karşıtıdır?
“Ağır” ile “hafif” sözcüklerinin karşıt olduğu bellidir ancak gerçek anlamlı bir sözcüğün karşıtı, sesteşi ve eş anlamlısı gerçek; mecaz anlamlı bir sözcüğün karşıtı, sesteşi ve eş anlamlısı da mecaz olmalıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bağırmak” sözcüğü ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır?
Böyle sorularda sözcüğün gerçek ya da mecaz anlamı değil, anlamsal karşılığı istenmektedir.

KPSS Coğrafya Ay Tutulması Konu Anlatımı

AY TUTULMASI

Ay tutulmasında, Güneş, Dünya ve Ay’ın konumlan

Ay tutulması Ay’ın güneşi görememesi sonucunda oluşur. Yani Dünya Ay ile Güneş arasında olduğu zaman görülür.
Dünya ile Güneş ve Dünya ile Ay arasındaki uzaklıklara göre Ay’ın tamamı veya bir kısmı Dün- ya’nın gölge konisinde bulunabilir. Bunun sonucunda farklı şekillerde ay tutulmaları görülür. Ay’ın tamamı Dünya’nın gölge konisi içerisinde yer alırsa Tam Ay Tutulması, bir kısmı yer alırsa Parçalı Ay Tutulması gerçekleşir. Ay Dünya’nın yarı gölge konisi İçerisinde yer alırsa Ay’ın bütün yüzeyi Güneş’in ancak bir kısmından ışık alacağı için Ay’ın soluk bir görünüşü olur ki buna Sönük Ay denir. Ay’ın yörüngesi Dünya’nın gölge konisinin uzantısından geçmediği için halkalı ay tutulması olamaz.

Ay tutulmasının görünümü

٠ Gece-gündüz oluşur.
© Yerden itibaren yükseldikçe görüş alanı genişler. © Güneş ışınlarının geliş açısı kutuplara gidildikçe daralır.

© Güneş ışınlarının atmosferde tutulma miktarı kutuplara gidildikçe artar.
© Sıcaklık kutuplara gidildikçe azalır.
© Deniz suyu sıcaklıkları kutuplara gidildikçe azalır.
© Buharlaşma miktarı kutuplara gidildikçe azalır.
© Denizlerdeki tuzluluk oranı kutuplara gidildikçe azalır. (En tuzlu deniz Kızıldeniz’dir)
© Kalıcı kar sınırı, (toktağan kar) orman üst sınırı, tarım üst sınırı, yerleşme sınırı kutuplara gidildikçe azalır. (Deniz seviyesine yaklaşır.)
€> Kutup yıldızını görüş açısı (Kuzey Yarımkürede) kutba gidildikçe artar.
© Gölge boyları kutuplara gidildikçe uzar.
© Yer çekimi kutuplara gidildikçe artar.
© Paralel boyları kutuplara gidildikçe kısalır.
© Meridyen araları kutuplara gidildikçe daralır.

KPSS Coğrafya Güneş Tutulması Konu Anlatımı

GÜNEŞ TUTULMASI
Ay’ın Dünya ile Güneş arasında bulunduğu za-man Güneş’in Dünya’dan görülmemesi veya kısmen görülmesi olayına güneş tutulması denir.

Güneş tutulması

؛؛ Dünya ile Güneş ve Dünya ile Ay arasındaki mesafeler, yörüngelerin elips şeklinde olmasından dolayı, devamlı değiştiği için Güneş tutulması birkaç ^ .şekilde olmaktadır

Dünyanın Ay’ın gölge konisinin içinde bulunduğu. süre, aynı zamanda güneş tutulmasının da süresidir. Dünya Ay’ın gölge konisinin tepesine yakın geçtiği zaman güneş tutulmasının süresi kısalır. Dünyadan bir noktada Ay’ın gölge konisinin uzantısından geçerse Dünya üzerindeki bir gözlemci, Ay’ın gölgesinden dolayı, Güneş’in ortasını göremez sadece halka şeklinde kenarlarını görür ki buna Halkalı Güneş Tutulması denir.
Dünya Ay’ın yarı gölge konisinde bulunduğu zaman ancak Güneş’in bir parçasını görür ki buna da Parçalı Güneş Tutulması adı verilir. Güneş tutulması için Ay’ın Yeniay evresinde ya da bu evreye yakın bir konumda olması gerekir.
Ay tutulması için ise Ay’ın Dolunay evresinde veya bu evreye yakın bir konumda olması gerekir. Ancak sadece bu şartlar Ay ve Güneş Tutulmaları için yeterli değildir. Yeterli olsaydı her Yeniay evresinde bir güneş tutulması, her Dolunay evresinde de bir Ay tutulmasının görülmesi gerekirdi. Buradaki şartların yetersizliği Ay’ın yörünge düzleminin ekliptik düzlemiyle çakışmamasından ileri gelir. Bu iki düzlem arasında 5,9° lık bîr açı mevcuttur. Yani Dünya ve Ay aynı düzlem üzerinde değillerdir. Bu yüzden Ay’ın %59 unu görebiliriz.
Ay’ın Yerküre üzerinden aydınlıkta ve karanlıkta kalan kısımlarının tarihlere göre farklı oranlarda izlenmesine ayın evreleri ya da safhaları denir.

Ay, Dünya iie Güneş arasında ve aynı doğrultuda bulundukları zaman Ay’ın Dünya’ya bakan yüzü karanlık olarak görünür. Bu evreye Yeniay ya da kavuşum evresi denir. (1)

Ay, Dünya ve Güneş arasındaki açı 90° ‘den küçük olduğu zaman Ay’ın ancak bir kısmı Dünya’dan görülür ki bu evreye de Hilal adı verilir. Hilal (yeni hilal) evresinde Ay Güneş battıktan hemen sonra ufkun batısında gözükür. (2)

Yeni ay evresinden sonra Ay’ın yarım daire şeklinde görüldüğü evre ilk Dördün (yarımay) olarak bilinir(3)

Bu konumda söz konusu üç gök cismi arasındaki açı 90°dir. Ay, Dünya ve Güneş arasındaki açı 90’den daha büyük olduğu zaman Ay’ın Yer’den görülen alanı s yarım daireden büyük olmaya başlar, bu konum Şişkin s Ay’dır. Bu evrede Ay, Dünya ve Güneş arasında 90° ^ ile 180° arasında bir açı değeri vardır. (4) 2؛
Dolunay; Ay, Dünya ve Güneş arasındaki 180٠lik û açı oluştuğu zaman ortaya çıkan evredir. Bu evrede Ay, Güneş battığı anda doğudan bakır renginde tam daire şeklinde doğar. (5)
Ayın tam daire şeklinden biraz küçülmüş hali Şişkin Ay’dır. (6)
Şişkin Ay evresinden sonra Ay’ın yarım daire şeklinde görüldüğü evrede Son Dördün’dür. (7) Ay, Dünya ve Güneş arasındaki açı 90°’dir. Ay, Dünya ve Güneş arasındaki açı 90°den büyük olduğu zaman Ay’ın ancak bir kısmı Dünya’dan görülür ki bu evreye Eski Hilal adı verilir. Bu safha son dördün evresinden sonra yaşanır. (8)

KPSS Coğrafya Gezegen Konu Anlatımı

İç Gezegen: Astroid kuşağı ile Güneş arasında bulunan Merkür, Venüs, Dünya ve Mars gezegenleridir. Bu gezegenlerin kütleleri Dünya’dan küçüktür.Dünya ve Dünyaya En yakın Gezegenlerin Boyutları

Dış Gezegen: Astroid kuşağından Güneş’e daha uzak olan gezegenlerdir. Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton ve 2003 UB 313’dür.
Uydu: Gezegenlerin etrafında dönen gök cisimleridir. Bunlar da Güneş’ten aldığı ışığı yansıtarak görülürler.

Kuyruklu Yıldız: Güneş sistemi içinde yer alan ve etrafında irili ufaklı taşlar, gaz ve toz tabakası bulunan gök cisimleridir. Bunlar gerçekte yıldız değildirler.

Meteor: Uzayda gezegenlerin ya da uyduların parçalanmasıyla oluşan farklı büyüklükteki taş parçalarıdır.

Güneş, Güneş sistemini denetleyen kütledir ve çevresindeki bütün gezegenlerden çok daha büyüktür. Gezegenlerin en büyüğü olan Jüpiter’in çapı bile Güneş’ in çapının 1/10’u kadardır.
Yüzeyinde daha düşük sıcaklık nedeniyle koyu renkli görünen güneş lekeleri bulunur. Güneş’le ilgili modern çalışmalar, Galilei’nin güneş lekelerine ilişkin gözlemleriyle ve bu lekelerin hareketlerine dayanarak Güneş’in dönüşünü bulmasıyla 1611’de başlamıştır. Güneş kendi etrafında yaklaşık 25 günde bir dön-mektedir.
Çapları bin kat daha büyük ve kütleleri birkaç yüz kat daha ağır olan bilinen en büyük yıldızlara karşılaştırılınca, Güneş, astronomi sınıflandırmasında cüce yıldız sınıfına girer.

KPSS Coğrafya Ay Konu Anlatımı

Ay iç ısısını kaybettiğinden volkanik olaylara rastlanmaz.
Yörüngesindeki dolanım süresi 27,3 gündür, iki kere aynı ay safhasının yaşanabilmesi için gerekli olan süre ise 29,5 gündür ki buna Kameri Ay denir. Aradaki yaklaşık iki günlük fark Ay’ın Dünya etrafında dolanırken Güneş etrafında da yol almasından kaynaklanmaktadır.

Dünya üzerinde özellikle büyük su kütlelerinde gelgitlere neden olur.’ Gelgit Ay, Dünya ve Güneş’in ayni doğrultuda olduğu Yeniay ve Dolunay evrele- rinde daha güçlüdür.

Dünya etrafında ve ekseni etrafındaki dolanım süresi birbirine eşit olduğundan Dünya’dan ayın hep  aynı yüzü görünür. ( 27 gün 7 saat 43 dakika)
٠ Ay’ın yer çekim kuvveti dünyanın 1/6 sı kadardır.
o Hacmi Dünya’nın 1/50 si kadardır.
٠ Atmosferi olmadığı için;
– iklim olaylarına rastlanmaz. Bu yüzden oluşan ilk şekiller dış kuvvetlerce aşmdırılmamıştır.
– Göktaşlarının Ay yüzeyine çarpması engellenemediğinden Ay’da krater çukurları oluşmuştur.
– Ay’da günlük sıcaklık farkı çok fazladır. (Gündüz +130.C, gece -160.C) bunda Ay’ın kendi etrafında dönmesinin uzun sürmesi de etkilidir.
– Ay’da atmosfer olmadığından, güneş ışınları kırılıp dağılmaya uğramazlar. Bu yüzden geceyi gündüz den ayıran sınır çok belirgindir. Gündüz olan yerler göz kamaştırıcı derecede aydınlık, gece olan yerlerde zifiri karanlıktır.

Ay’ın safhalar veya evreler halinde görülmesinin nedeni kendisinin bir ışık kaynağı olmayıp, Güneş’ten aldığı ışığı yansıtması ve diğer gök cisimleri gibi sürekli olarak Dünya’ya ve Güneş’e göre konumunun değişmesidir.
Günümüzden yetmiş milyon yıl önce, Meksika Körfezindeki bugünkü Yukatan Yarımadası yöresine düşen dev göktaşının başlattığı olaylar dizisinde, o zamanki pek çok canlı türünün tüm dünyada hızla değişen iklim koşullarına ayak uyduramayarak yeryüzünden silindikleri düşünülmektedir.